Yüreğinin Elleri

Bazen bir çuval cümle birikir dilinin ucunda bir sürü gözyaşı sıkışıp kalır göz pınarlarında... Uçuşur durur aklının en derinlerinde bütün sorular. Ve bunca cümleye,soruya göz yaşına rağmen sıcacık uzanır yüreğinin elleri üşüyen bedenine sarılır. Öylece hiç sebepsiz dursun istersin zaman orada en mutlu yada en mutsuz olduğun zamanda yaşadığında, yaşayacağında o kadar olsun istersin...
Bir şarkı bir kaç dize ne bileyim hiç bilmediğin bir yerde belki tanıdık izler ararsın. Aslında çok zaman olmuş çok zaman geçmiş hiç dönüşü de olmayacaktır. Sen, bazen hayatı olduğu gibi yaşamak lazım diyenlere inat savaşır durursun. Yorulursun, tükenir, ağlar sonrada güneş gibi gülersin. Her şey yine devam eder dünyaya gelmiş ve gelecek hayatlar. Sonra bir den susarsın hemde rengarenk susarsın bazen sustuğuna değer. Sonra öyle siyah beyaz susarsın ki sen bile hasret kalırsın sesinin rengine öyle sesinin en neşeli, en çocuk, en gerçek haline işte o zaman  anlarsın. Aslında çok uzundur kılını dahi kıpırdatmayışından, debelenmeyişinden,
çığlıklar atıp isyan etmeyişinden hissedersin de konduramaz yakıştıramazsın. Ne acıdır ki gözün, gönlün, yüreğin, tenin hatta hiç susmaz dediğin dilin bile kabullenmiş yol almıştır. Sana da kabullenip yaşamak düşer bir daha ki bahara dek...

2 yorum:

  1. Yüreğini susturduğunda ağzın konuşur , ağzın konuşmaz ise kalemin konuşur sonuç olarak ne kadar susmaya çalışsan da illaki bir yerlerin mutlaka konuşur, sen susma arkadaşım... yüreğinle konuş :)

    YanıtlaSil
  2. ay canım arkadaşım ne tembelim bak bu güzal yorumunu bu gecenin saatinden görüyorum teşekkür ederim arkadaşım :)

    YanıtlaSil

Bu blogtaki yazılar, izinsiz kullanılamaz... Blogger tarafından desteklenmektedir.